Bisiklette alçak gidon! Havada alçak radon!

Bisiklette alçak gidon! Havada alçak radon!

Bu da nereden çıktı şimdi dediğinizi duyar gibiyiz. Ancak, konu tatsız olunca analoji imdadımıza yetişsin istedik!

Yazın Tour de France’ın yemyeşil doğasındaki oksijeni bol bir havada pedal çeviren bir yarışçının, bisiklet gidon seviyesini alçak tutması nasıl ki sarı mayoyu kazanma şansını artırırsa, kışın da insanların bulunduğu kapalı ortamlarda soludukları havanın radon seviyesini alçak tutmaları ömürlerini bir o kadar uzatır!

Zira, binalarda enerji kullanımını azaltmaya yönelik yapılan yalıtım uygulamaları ve daha az açılan camlar, radyoaktif bu gazın içeride sıkışıp kalmasına neden oluyor. Ve ne yazık ki ABD’de yapılan bir araştırmada sigara içmeyen insanlarda görülen 15-22 bin akciğer kanserinin de bir numaralı sorumlusu!ve

radioactive
lungs

Değişik oranlarda radyum içeren taş, kum, çimento, beton, tuğla, alçı gibi hammaddesi topraktan elde edilen yapı ürünleri bozunarak radon kaynağı oluşturabilmektedirler. Asbest, arsenik ve benzen A sınıfı kanserojen madde olarak kabul edilmektedir. Bu maddeler kapalı ortamda biriktiğinde ise radyoaktif dönüşüme uğrar.

Dönüşen parçacıkların bir kısmı havadaki tozlara ve su damlacıklarına tutunarak radyoaktif aerosoller oluştururlar. Solunan havayla birlikte vücuda giren bu radyoaktif aerosoller solunum yoluna yerleşerek, radyoaktif alfa ışıması yapar ve dokudaki DNA zincirini bozarlar. Vücut, bozulan dokuyu onarmaya çalışırken, radon gazına sürekli ve yoğun maruz kalması sonucunda onarılamayan hücrelerde oluşan tümörler akciğer kanserine neden olurlar.

Oysa alabileceğimiz şu üç basit önlemle sağlığımızı koruyabiliriz:


• Bulunduğumuz ortamı, pencereleri açarak havalandıralım.
• Radonun bina içine girmesini önleyecek şekilde bina temelindeki çatlakları doldur(t)alım.
• Zeminden çatıya kadar uzanan bir havalandırma borusu yerleştirilmesini sağlayarak topraktan yapı içine geçebilecek radon gazını, basınç farkından faydalanarak atmosfere atalım.

Kısacası neyse ki sağlığımızı korumak bizim elimizde!