Ve işte Benim Havadar Ofisim!

Ve işte benim havadar ofisim!

Kimi zaman oksijen deposu taptaze havaya sahip yeşillikler altında biraz yavaşlama. Kimi zaman ise bol gezmeli ama tadına doyulmaz arkadaş seyahatleri. Ya da her seferinde turuncu ve kırmızının bambaşka tonlarına bürünen manzaraya karşı batan sıcacık tatil günleri. Uzun yaz tatili sona erip de bilgisayar başına dönünce okunmamış mailleri görüp klavyeye sarılmadan önce derin bir nefes almayanımız yoktur herhalde!

Peki, içimize çektiğimiz o hava ne kadar sağlıklı ve temiz? Taze havaya ofisimizde biz ve çalışma arkadaşlarımız ne kadar erişebiliyoruz hiç düşündünüz mü?

Avrupalılar ve Amerikalılar zamanlarının yüzde %90’ını kapalı ortamlarda geçiriyorlar; hatta bu durum gelişmiş pek çok ülkede bu şekilde. Ve yapılan araştırmalara göre iç ortam havasındaki kirleticilerin yoğunluğu dışarıdakilere oranla 2 ile 5 kat daha fazla! Hatta büyükşehir sakinlerinin “bırakın iç ortamı dış ortamda bile doğru dürüst temiz hava alamıyoruz!” dediğini duyar gibiyiz! İşte tam bu nedenle durum metropollerde daha da ciddi!

Elbette, İç hava kalitesini düşüren kirleticilerin ve sağlığımızı etkileyen dış etmenlerin hangileri olduğunu merak ettiğinizi tahmin ediyoruz! Gelin başlıcalarını listeleyelim:

1. Radon
2. Uçucu organik bileşikler (VOC)
3. CO2
4. Nem Oranı
5. Ortam sıcaklığı
6. Hava basıncı

Bu etmenlerin neler olduğunu, sağlığımız üzerinde ne türlü etkiler bıraktıklarını ve neler yapabileceğimizi de önümüzdeki günlerde paylaşacağımız diğer yazılarda bulabileceksiniz!

Belki İç ortam hava kalitesinin bugüne kadar doğrudan sağlığınız üzerine ne gibi etkileri olduğunu fark etmemiştiniz, ancak her birinin olumsuz etkilerini azaltmak için neler yapabileceğinize dair ipuçlarını bundan sonra yazı dizilerimizde bulabileceksiniz.

Taze hava akımına sahip ofisinizde masa başında çalışırken ve taze havanın getirdiği o ferahlığı yüzümüzde hissederken “İşte benim havadar ofisim!” diyebilmemizin sağlığımız açısından önemi, özellikle COVID-19’un hayatımızı bu denli etkisi altına aldığı şu günlerde, sizce de oldukça fazla değil mi?

Farkında olalım ki, sağlığımızı koruyalım!