5 Adımda Taze Hava Akımı Hastanede!

5 Adımda Taze Hava Akımı Hastanede!

Bir önceki yazımızda hastanelerde havanın nasıl kirleticilere maruz kaldığını sizlerle paylaşmıştık. Bu yazımızda ise hastanelerde taze hava soluyabilmemiz için kuruluşların hangi konulara dikkat etmesi gerektiğini beş ana başlık altında özetledik.

1 – Standartlarınız Yüksek Olsun!

Sağlık merkezlerindeki hava kalitesinin (hava akış hızı, sıcaklık ve nemlilik) yerli ve uluslararası çeşitli usül, standart ve kılavuzlarla düzenlenen değerlerde olduğundan emin olunmalıdır.

  • TSE TS CR 1752: Binalar için Havalandırma – İç Ortam için Dizayn Kriterleri
  • ASHRAE 62.1: Kabul Edilebilir İç Ortam Hava Kalitesi için Havalandırma
  • ASHRAE 170: Sağlık Tesislerini Havalandırılması
  • ASHRAE 52.2: Partikül Büyüklüğüne Göre Giderim Verimi için Genel Havalandırma Sistemi Hava Temizleme Cihazlarının Test Yöntemi
  • NFPA 101: Can Güvenliği Mevzuatı
  • NFPA 90A: İklimlendirme ve Havalandırma Sistemleri Kurulum Standardı
  • NFPA 99: Sağlık Merkezleri Standardı


2 – Yeterli Miktarda Taze Hava Akımının Yolu Her Daim Açık Olsun!

Standartlarda belirtildiği şekilde yeterli hacimdeki taze hava akımının binaya basılması gerekmektedir ve taze hava akımının binaya giriş yapacağı güzergahta herhangi bir kirleticinin olmadığından ve araç trafiği ve kirli hava çıkışından yine mevzuatlarda belirtildiği uzaklıkta olduğundan emin olunmalıdır.

3 – Filtrelenmemiş Yeni Hava Akımı Taze Sayılamaz!

İç ortam havasını tazeleme amacıyla dış ortam havası içeriye çekildiğinde filtrelenmesi gerekir. Filtrasyon için gerekli minimum gereksinimler uygun mevzuat ve standartlarda havalandırma sisteminin hizmet edeceği mekana göre tariflenmiştir. Pek çok farklı filtre kullanımı göz önünde bulundurulabilir.

Partikül filtreleri MERV (Minimum Efficiency Reporting Value –  Minimum Verimlilik Raporlama Değeri) derecelendirmesine tabidir. 1 değerine sahip filtreler 10 mikrondan daha büyük partikülleri (toz, polen vb.) yakalarken, 16 değerine sahip olanlar 0.3 mikron büyüklüğündeki partiküller (duman, bakteri vb.) üzerinde etkilidir.

MERV DERECELENDİRME ÇİZELGESİ

A) Fiberglas

Moloz ya da hav gibi büyük partikülleri eleyebilen en basit filtredir.

B) Katlanır

Pamuk ya da polyester kağıttan yapılan filtrelerdir ve küçük ev tozu ya da havını tutar.

C) Elektrostatik

İs, duman, sis, polen, küf sporları ya da toz gibi mikroskopik partikülleri yakalar.

D) Yüksek Etkinlikte

Hastane ya da temiz odalardaki tüm mikroskopik partikülleri yakalamaya yarar.

HEPA Filtre
(High Efficiency Particulate Arresting – Yüksek Etkinlikte Partikül Yakalayıcı)

0.3 mikron büyüklükteki partiküllerin filtrelenmesinde %99.97 oranında etkilidir.

ULPA Filtre
(Ultra Low Penetration Air – Ultra Düşük Geçirgenlikli Hava)

0.02 mikron büyüklükteki partiküllerin filtrelenmesinde %99.999 oranında etkilidir.

Gaz Faz Filtreleri
Kimyasal filtrelerdir. Genel filtrasyon için hastanelerde ya da diğer sağlık bakım merkezlerinde kullanılan bu filtreler ya aktive edilmiş karbon ya da potasyum permangananttan faydalanırlar. Gaz faz filtrelerinin kullanımı, hava emiş kanallarının tahriş edici, aşındırıcı ya da kokulu uçucu kirleticilerden uzak tutulmasının imkansız ya da kolay olmadığı durumlarda tercih edilebilir.

Elektrostatik Hava Filtreleri
Bu tip filtrelerde elektrikle yüklü plakalar ya da kablolar bulunur. Partiküller yakınından geçerken onları elektrostatik olarak yükleyerek yakalanmasına yardımcı olurlar. En iyi 10 mikrondan küçük partiküllerde etkindirler. Yüklü plakalara sahip filtrelerde düzenli parça değişimi yerine düzenli temizlik gerekir. Yüklü kablolara sahip elektronik filtreler  partikül filtrelere hala ihtiyaç duysalar da, şarjın yakalama verimliliği sayesinde şarj filtre ömrünü uzatmaktadır.

UV Radyasyonu
Filtrelemeden ziyade dezenfeksiyon sağlar. Hava kanalları ve yalıtımda da kullanılsalar, çoğunlukla mantar oluşumunu azaltmak için soğutma bataryasına uygulanırlar. Mantar oluşumunu azalatmak sadece hava kalitesini iyileştirmez aynı zamanda hava akımlarına maruz kalan daha çok ısı transfer yüzeyi olmasını sağlayarak serpantinlerin verimliliğini de artırır.  Azalan mantar oluşumu serpantinlerdeki hava basıncı düşüşlerinin azalmasına yardımcı olarak havanın dağıtım kanallardında dolaşımı için fanlarda daha az enerji tüketilmesini sağlar.

4- Ne Çok Nemli Ne Çok Kuru!

Taze hava akımı hava kanallarına alındığında iklimlendirilmektedir. Ancak sıcaklık kadar nemlilik de hava kalitesine etki etmektedir.  Soğuk iklimlerde çeşitli sağlık merkezlerinde havanın mevzuat ve standartlarda önerilen minimum %30 bağıl nem değerine (özellikle yoğun bakım ve ameliyathanelerde) sahip olması için ekstra nemlendirilmesi gerekmektedir. Bunun için su arıtım kimyasallarından arındırılmış temiz buharın doğrudan hava akımlarına enjekte edilmeleri tavsiye edilmektedir. Pülverize nemlendiriciler kullanmak da bir seçenektir ancak bu konuda alınacak karar dikkatle verilmelidir zira nem zerrecikleri hava dağıtım kanallarına enjekte edileceklerinden hava kanallarında birikmeleri ve potansiyel bir biyolojik gelişmeye neden olabilirler.

Sıcak iklimlerde ise havanın bağıl nemliliğinin standartlarda belirlenen seviyelere çekilmesi için nemlilikten arındırılmalıdır. Bunun için iki yöntemden faydalanılabilir. İlki, hava akımının önce soğutularak yoğuşmanın maksimize edilmesi (nem alma) ve sonrasında tekrar ısıtılarak istenen sıcaklığa getirilmesidir. İkincisi ise nem alıcı ekipmanların hava akımı esnasında kullanılmasıdır.

5- Kaliteli Taze Hava Akımları Doğru Dağıtımı Hak Eder!

Taze hava akımı, tesise kirletici kaynaklarından uzak temiz bir konumdan emilip, uygun şekilde filtrelenip, istenen sıcaklığa getirilmek üzere ısıtılıp ya da soğutulup gerektiği kadar nemden arındırıldıktan ya da nemlendirildikten sonra sıra bina içinde uygun şekilde dağıtılmasına gelir. 

Mevzuat ve standartlarda belirlendiği miktarda minimum miktarda taze hava akımı ya da toplam hava sirkülasyonu temini sağlık merkezleri için gereklidir. Örneğin; ASHRAE’ye göre hasta odaları için saatte 2 kere taze hava değişimi, 4 kere de tam hava hareketini şart koşmaktadır. B sınıfı ameliyathaneler için ise saatte 4 ila 6 kez taze hava değişimine, 20 kez de tam hava hareketine sahip olmalıdır.

Dağıtılan havanın miktarı önemli olsa da alan basıncının hava kalitesi açısından önemi aslında daha da fazladır. Hava kütlelerinin seyahati basınçla öyle yönlendirilmelidir ki, hava en temiz noktalardan (ameliyathane odaları) en kirli alanlara (arıtma odaları) doğru hareket etmelidir.

Kısacası, iç hava kalitesinin temini için yukarıda sıraladığımız 5 hususa dikkat eden hastaneler, tesislerinde taze hava akım hareketini korumuş ve hastalarına ve çalışanlarına sağlıklı ve güvenli bir ortam sunmuş olacaklardır.